top of page

İşverenin İşçisine Zorla Senet İmzalatması Haklı Fesih Sebebi Midir ?

Güncelleme tarihi: 29 Eyl 2023

İşverenlerin işçilerine işe girerken veyahut iş akdi sürecinde, bazen işçinin ayrılmasının önüne geçmek veya kıdem ve ihbar tazminatı konusunda kendisine menfaat sağlamak amacıyla senet imzalattırması maalesef ki sıkça karşılaştığımız bir durumdur. İşçiler ise kimi zaman işe alınmak için kimi zaman ise işvereniyle ilişkisini bozmamak ve işten atılmamak adına bu teklifleri kabul edebilmektedir. Peki işverenlerin yaptığı bu uygulama hukuka uygun mudur, imzalanan senetlerin icra hukuku açısından bir bağlayıcılığı var mıdır ? Bu yazımızda sorularınızı açıkça cevaplayacağız.


İş hukukunda düzenlenmeyen ancak Yargıtay kararlarında fikir birliğine varılmış olan bu konuda, kimi işletmelerde işveren tarafından teminat amaçlı senetlerin alındığı görülmektedir. Genellikle işçinin hakimiyet alanında bulunan iş yerine ait pahalı bir malın işçiden kaynaklı bir sebeple zarar görmesi ihtimaliyle veyahut işletmenin kasasında vb. alanlarında görev alan işçilere imzalattırılmasıyla sık karşılaşılmaktadır.





İş yerinde işçinin kusurundan kaynaklanan bir hasar olması durumunda işveren, teminat senedinde yazılı miktarın tamamını işçiden tahsil edemeyeceği gibi zararın miktarı ve senette yazılı tutarla sınırlıdır. Hasarın işçinin kusurundan doğduğunun ispatlama yükü işverene aittir. Teminat senetlerinde işverenin zararını kanıtlamadığı sürece geçersiz sayılması gerektiğine dair Yargıtay kararları mevcuttur. Fazlasına ilişkin olarak işçiye tazminat davası açarak hakkaniyet sınırlarında bu takibi yapabilmektedir.


Yine uygulamada teminat senedi şerhi düşülmemiş, kimi zaman bir kısmı sonradan doldurulmuş, işverenin işçi üzerinde manevi baskı kurması amacıyla meydana getirilmiş muvazaalı senetlerle karşılaşılmaktadır.


Bu durumla karşılaşan bir işçi aşağıdaki hususlara özellikle dikkat etmelidir.


1-Yetkili mahkeme, işçinin bahse konu senetten doğan bir borcunun mevcut olup olmadığını ve işçi-iş veren arasındaki sözleşmeye aykırı olarak meydana gelip gelmediğini değerlendirecektir. İşçi her türlü yazılı belge, işverenle kendi arasındaki mesajlaşmalar vb. delilleri süresi içerisinde mahkemeye sunmalıdır.


2-Türk hukuk sistemi bu tarz durumlarda sosyo-ekonomik olarak güçsüz olan işçinin haklarını korumaya yönelik bir ilke edinmiştir. İşçi, süresinde bildirdiği tanıklarıyla işvereninin konusu asılsız bir senedi baskıyla kendisine imzalattırdığını ispatlayabilir.


3-Senetteki borç miktarının ticari defterlere kayıt ettirip ettirilmediği incelenir. Tekrar söylemek gerekir ki doldurulan senedin borç ilişkisinden kaynaklandığının ispatı işverene aittir.


4-Senetteki borç miktarı, işçinin maaşıyla kıyaslanarak aldığı ücrete oranı göz önüne alınır. Aldığı maaşla ile imzaladığı borç senedindeki tutarın çok uçuk olması hayatın olağan akışına aykırıdır.


5-Senet alacaklısının işletmede görev alıp almadığına veyahut işverenlerle olan ilişkisi göz önüne alınmalıdır.


6-Senette veyahut sözleşmede teminat senedi ibaresinin mevcut olup olmadığına bakılır.


7-Teminat olarak gösterilen bu senetlerin takibi için işverenin zararını ispatlamadığı takdirde geçerli sayılmamalıdır.


8-Senedin imzalandığı tarih göz önüne alınarak iş akdinin başında imzalattırılıp imzalattırılmadı incelenmelidir. Senetteki borç tarihi ile işverenin öne sürdüğü borç tarihinin birbiriyle uyumlu olup olmadığın incelenmesi gerekir


İş mevzuatı nazara alındığında işvereniyle bir borç ilişkisine girmemiş veyahut işverenin malını hasara uğratmamış bir işçi, iyi yönetilmiş bir hukuki süreçle hak kaybına uğramayacaktır. Herhangi bir hak kaybına uğramamanız adına hukuki süreci muhakkak bir avukat vasıtasıyla takip etmenizi öneririz. Konuyla ilgili görüş, sorularınız ve danışmanlık için sitemizdeki iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.


Korkmaz Hukuk Bürosu






Comments


©2022 Av. Yasin Korkmaz

bottom of page