EYT'den Yararlanabilmek için Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası
- Av. Yasin Korkmaz
- 20 Oca 2023
- 4 dakikada okunur
Şartları geçtiğimiz günlerde açıklanan EYT düzenlemesinden, 9 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi bulunanlar ve belirlenen hizmet sürelerini dolduranlar faydalanabilecektir. Gerçekte 9 Eylül 1999 tarihinden daha önce çalışmaya başlamış fakat sigorta başlangıç tarihinde hata meydana gelmiş veya daha sonraki bir tarihte başlatılmış kişilerin bu davayı açmasında hukuki fayda bulunmaktadır.
2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca "Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir."
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası işverene karşı değil, SGK'ya karşı açılır. Yargıtay İçtihatlarınca ilgili kuruma sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti için başvuru yapmak, reddedildiği veya cevap verilmediği tarihte dava konusu yapmak gerekmektedir.
Yargıtay içtihatlarınca, işe giriş bilgirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, sigorta hesap fişi, dört aylık sigorta primleri bordrosu vb. belgeler kuruma ibraz edilmişse veyahut kesintisiz yapılan çalışmalarda sigorta giriş bildirimi sonraki bir tarihte yapılmışsa hak düşürücü süreden etkilenilmeyecektir. Bu sayılan hususların dışında çalışmanın kanıtı her türlü delille yapılabilir. Maaş bordroları, iş yerinde tutulan belgeler, tanık vb. diğer deliller de çalışmanın varlığına ispat olacaktır. Yukarıda sayılan hak düşürücü süreye istisna olan durumlar bulunmadığı takdirde dava açabilmek için hak düşürücü süre hizmet süresinin bitiminden itibaren 5 yıldır.
Sigorta başlangıç tarihinin tespiti davası İş Mahkemelerinde görülecek ve karara bağlanacaktır. Dava uyuşmazlığa konu işlemlerin yürütüleceği SGK Başkanlığı şubesinin bulunduğu yer veya Sosyal Güvenlik Kurumu merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabilecektir. Konuya ilişkin emsal kararı aşağıda paylaşıyoruz.
ÖZET :
- 1 GÜNLÜK ÇALIŞMA TESPİTİ : Zorunlu çalışma süresinin tespiti olmayıp, sadece 1 gün çalışıldığının tespiti istemini barındırmakta olup, bu tür davalarda işverenin davalı olarak gösterilme zorunluluğunun bulunmaması, bu tür davaların bütün SGK Başkanlığı şubesinin bulunduğu veya SGK merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinde açılabileceği, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı,
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
10. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2017/2402
KARAR NO : 2017/1585
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVALI : İNŞAAT VE TİCARET A.Ş. -
VEKİLİ :
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI -
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tespit
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 01.12.2017
Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen hükmün, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesi davacı Avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM : Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 09.09.1987 tarihi itibariyle 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT : Davalı Kurum vekili, davacının fiilen çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, Kurumun davalı sıfatından çıkartılarak fer'i müdahil olması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, hak düşürücü sürenin dolduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece yapılan yargılama sonunda "Davacı vekilinin açmış olduğu davada davacının işini yaptığı yer ve davalı işverenin ikametgahı Ankara Yargı Çevresi içerisinde bulunduğundan davaya bakmaya Yetkili Mahkeme Ankara İş Mahkemesi olduğundan Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2-Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra süresi içerisinde başvuru olması halinde dosyanın Yetkili ve Görevli Ankara İş Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, Muğla 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin yetkisiz olduğuna ilişkin kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : HMK 353. Maddesinde, "(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir...
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin davaların niteliğini belirten Yargıtay 10 Hukuk Dairesi'nin 23.03.2015 tarih, 2015/2251 E, 2015/5376 K. sayılı kararında, bu tür davaların "...506 sayılı Kanun'un 79/10. veya 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde olmayıp, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan 1 günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan ve özellikle bu tür uyuşmazlıklarda işverenin taraf olarak yer alması zorunluluğu da bulunmadığından, 5521 sayılı Kanun'un 7/4. maddesi kapsamı dışında kalan dava yönünden anılan değişikliğin uygulama olanağının bulunmadığı..." açıklamasına yer verilmiş; sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin davalardaki yetkili mahkemenin belirlenmesi konusunda ise aynı Dairenin yerleşik içtihatlarında, "...5510 sayılı Kanun'da, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu
konusunda açıklık olmaması nedeniyle, yetkili mahkemenin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin genel hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 15. maddesinde “bu kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı” hükmü öngörülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14. maddesinde “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir” hükmü düzenlenmiştir.
Diğer taraftan iş davalarının en kısa sürede sonuçlandırılması yasa hükmü gereği olup, konuya sosyal güvenlik açısından da bakıldığında yetkiye ilişkin genel usul kurallarının katı biçimde uygulanması, bu hukuk dalının amacı ile de bağdaştırılamaz. Kural olarak dar gelirli durumda bulunan sigortalının haklarını teslimde zorlaştırıcı değil, yasaların olanak verdiği ölçüde olabildiğince kolaylaştırıcı olunmalıdır... bir günlük çalıştığının tespiti talep etmiş olduğu davada uyuşmazlığa konu işlemlerin yürütüleceği SGK Başkanlığı şubesinin bulunduğu yer veya Sosyal Güvenlik Kurumu merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde dava açma imkânı..." (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 24.11.2015 tarih, 2015/18921 E, 2015/20389 K.) bulunduğu bilgisine yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan 22.09.2016 tarihli SGK Muğla İl Müdürlüğü yazısı içeriğinden de anlaşıldığı üzere, davacının 09.09.1987 tarihinde davalı işyerine sigortalı işe giriş mevcut ise de söz konusu işyerinin ilgili yıla ait dönem bordrosunda davacının ismi olmaması nedeniyle 1987 yılına ait sigortalı çalışmasının bulunmadığının bildirildiği ve eldeki davanın açılmasına neden olan işlemin, SGK Muğla İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiği dikkate
alındığında; yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın esasına girilerek, toplanacak kanıtlar değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği halde, yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan; aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan kararın, esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmaksızın HMK 353/1-(a)-3. maddesi uyarınca karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: 1-) Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin kararının KALDIRILMASINA,
2-) Davanın yeniden görülmesi için, dosyanın mahkemesine iadesine,
3-) İstinaf Kanun yolu yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde gözetilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01.12.2017 tarihinde temyiz yolu kapalı ve kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Comments