top of page

Borç Kalan Miras Reddedilebilir Mi ? Mirastan Çıkarma Nasıl Yapılır ? Saklı Pay Nedir ?

Güncelleme tarihi: 30 Eki 2023

Aşağıdaki yazımızda miras hukukuna dair gündelik hayatta sıkça karşılaştığınız birçok sorunun cevabını sizler için hazırladık. Bu yazımızda değineceğimiz konular:


Borç Olarak Kalan Miras Reddedilebilir Mi ? Mirasın Reddi Nedir ?Mirasçıların Borcu Reddettiği Takdirde Alacaklılar Ne Yapabilir ? Borçlu Mirasçının Alacaklılardan Mal Kaçırmak Adına Mirası Reddetmesi, Eşin ve Çocukların Mirastaki Payı Nedir ? Saklı Pay Nedir ? İkinci Eşin Mirastaki Payı Nedir ? Vasiyetname Nasıl Yapılır ? Mirastan Çıkarma Nasıl Yapılır ? Mirastan Men Nedir ? Kendisine Miras Bırakılmayan veya Miras Hakkı Gasp Edilen Mirasçı Ne Yapabilir ? Miras Bırakanın Hayattayken Diğer Mirasçılara Yaptığı Bağışlamaların Durumu Ne Olacak ? Mirastaki Pay Nasıl Alınır ? İzale-i Şuyu Davası Nedir ?



Borç Olarak Kalan Miras Reddedilebilir Mi ? Mirasın Reddi Nedir ?


Tarafınıza kalmış olan mirasın borca batık olduğu durumlarda miras bırakanın ölümünden veya ölüm haberinin öğrenildiği tarihten 3 ay içerisinde mirası reddetmek mümkündür.


Bu konudaki en önemli husus şudur ki miras bırakanın borçlarından sorumlu olmamak adına mirası reddeden mirasçılar “kötü niyetli” olarak değerlendirilmezler ve bu takdirde vefat eden miras bırakanın alacaklılarının mirasın reddinin iptalini dava etme hakları bulunmamaktadır.


Hatta TMK m.265 uyarınca eşlerden biri, diğerinin rızası olmaksızın ortaklık mallarına girecek olan bir mirası reddedemeyeceği gibi, tereke borca batıksa mirası kabul de edemez.


Peki bu üç aylık süre kaçırıldığı takdirde ne yapılabilir ?


TMK md. 605/2 uyarınca; ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Yani mirasçılar herhangi bir bildirimde bulunmasa dahi borca batık olduğu resmen kanıtlanmış olan miras (örn: aciz vesikası, iflas) ayrıca mirası kabul yapılmadığı takdirde reddedilmiş sayılır.


Fakat bazı durumlarda miras bırakan tarafından borç durumu gizlenmiş veyahut herhangi bir sebepten mirasçılar bu durumdan habersiz olabilir. Miras bırakandan kalan borçların kendisine yüklenilmesini engellemek adına mirasın reddi davası açılabilir. Bu durumlarda terekenin borca batık olup olmadığına tanık dahil her türlü delil değerlendirilerek hakim karar verecektir.


Mirasçıların Borcu Reddettiği Takdirde Alacaklılar Ne Yapabilir ?


Mirasçıların mirası, yani terekeyi, tamamıyla reddettikleri takdirde veyahut terekenin borçları karşılamadığı ihtimalde mirasçılar borçtan sorumlu tutulabilir. Mirasçılar, vefat eden miras bırakanın son 5 sene içerisinde kendilerine yaptığı karşılıksız kazandırmaların değerini geri vermekle yükümlü olur.


Miras bırakanın kendisine yaptığı bağışlama işleminde, kötü niyetli olduğu tespit edilen mirasçı geri vermek zorunda kaldığı kazanımın tam değeri ile sorumlu olurken, iyi niyetli mirasçı bağışlamadan elinde kalan değer ile sorumlu olur.


Normal şartlarda miras reddedildiği takdirde alacaklıların borcu alt soya yöneltme gibi bir hakkı bulunmamaktadır. Belirttiğimiz husus borçlu miras bırakandan son 5 sene içerisinde bir bağışlama veya karşılıksız kazanma elde eden mirasçılar içindir.



Borçlu Mirasçının, Alacaklılardan Mal Kaçırmak Adına Mirası Reddetmesi


Miras alacaklısı borçlu, miras bırakandan kalan miras hissesini alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla reddederse, mirasın reddi işlemi iptal edilebilir. Bu işlemi iptal etmek için süresi içerisinde mirasın reddinin iptali davası açılabilir.


Mirasın reddinin iptali davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. İptal davası mirasın reddedildiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Mirasın reddinin iptaline karar verilirse, tereke resmen tasfiye edilir. Önce dava açan alacaklılara, daha sonra diğer alacaklılara ödeme yapılır. Geriye bir değer kalırsa, diğer mirasçılara verilir.



Eşin ve Çocukların Mirastaki Payı Nedir ? Saklı Pay Nedir ?


Sağ kalan eşin, vefat edenin alt soyuyla birlikte mirasçı olduğu durumda miras payı 1/4, çocukların miras payı ise kalan miras oranı yani 3/4'tür. Vefat eden kişinin eşi sağ ve 3 çocuğu varsa katılma alacağı hesaplanıp terekeden düşürülür. Sonra ortaya çıkan tereke değerin 1/4 ü eşe, kalan 3 çocuğa da 1/4 oranında geçecektir.


Sağ kalan eş, aksine sözleşme yoksa yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine göre evlilik tarihinden miras bırakanın ölüm tarihine kadar elde edinilen mallarda aksi ispatlanmadıkça 1/2 oranında katılma alacağı hakkına sahibidir. Miras bırakanın vefat ettiği tarihte mal varlığı değerlerinin ve borçlarının toplamı olan terekeden, sağ kalan eşin katılma alacağı düşürüldükten sonra geriye kalan tutarın da 1/4'ü sağ kalan eşe aittir.


Saklı pay ise miras bırakanın mal varlığında dilediğince tasarruf edemeyeceği, istisnalar dışında ortadan kaldıramayacağı bir paydır. Miras bırakan bu oranlar üzerinde tasarruf edemez. Saklı pay sahibi mirasçının saklı pay üzerindeki miras hakkı mirastan men hariç ortadan kaldırılamaz. Miras bırakanın bağışlayabileceği, dilediğince tasarruf edebileceği tutar mirasçıların saklı payları çıkarıldıktan sonra geriye kalan tutardır.


Saklı pay oranı ise alt soy mirasçılarının payının yarısıdır. Yine örnekle açıklamak gerekirse vefat eden bir babanın mirasçı olarak sadece üç çocuğu olduğunu varsayalım. Bu çocukların miras payı 1/3 iken saklı pay oranı 1/6 olacaktır.


Örnekteki babanın 600.000 TL'lik mal varlığı değeri varsa her bir çocuğun miras payı 1/3 olarak hesaplandığında 200.000 TL olacaktır. Bu mirasçıların saklı payları ise miras payının yarısı olan 1/6 yani 100.000 TL'dir. Üç çocuğun saklı payları toplamı olan 300.000 TL üzerinde miras bırakan tasarruf yapamaz, fakat geriye kalan 300.000 TL üzerinde dilediğince tasarruf yapabilecektir.



İkinci Eşin Mirastaki Payı Nedir ?


Miras bırakanın sağlığında yeniden evlenmesi durumunda, miras oranlarında bir değişiklik yoktur. Miras bırakanın ölümünde ikinci eşi hayatta ise mirastaki payı katılma alacağı ve kalan mirasın 1/4'üdür. Fakat yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine göre ilk eş veya mirasçıları, vefat eden ilk eşin evlilik tarihinden vefat tarihine kadar edinilmiş mallara yaptığı katkıya karşılık terekeden katılma alacağı talep edebilir. İlk eşin katılma alacağı hesaplandıktan sonra düşülecek değerden kalan mirasçıların miras payı hesaplanır.



Vasiyetname Nasıl Yapılır ?


Kural olarak vasiyetnamenin geçerli olması için 15 yaşını geçmiş olmak ve akıl sağlığına sahip olmak dışında bir şart bulunmamaktadır. Sözlü olarak dahi vasiyetname yapılabilir, ancak resmi şekilde düzenlenmemiş vasiyetnameler, ispat bakımından vasiyetnamenin geçerliliğini yitirmesine sebep olabilmektedir.


Resmi vasiyet şartları kanunda açıkça düzenlenmiştir. Resmi vasiyet; noterde veya sulh hukuk mahkemelerine başvurularak düzenlenebilir. Bu tip vasiyetname, resmi memur marifetiyle iki tanığın huzurunda düzenlenir. Tanıklıkta bulunan kişilerin TMK uyarınca miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşlerinden biri haricinde birileri olması lazımdır. Yukarıda yazılı makamlara başvuru yaparak sözlü şekilde veya önceden hazırlanmış düzenlenme tarihi açıkça belirtilmiş yazılı vasiyetnameyi bırakarak vasiyetname hazırlanabilir.



Mirastan Çıkarma Nasıl Yapılır ? Mirastan Men Nedir ?


Mirastan çıkarmanın makul iki sebebi olabilir. İlk olarak miras bırakan, sağlığında kendisine veya yakınlarından birine ağır bir suç işlemesi halinde veyahut kendisine veya ailesine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesinden dolayı mirasçısını mirastan çıkartabilir. Mirastan çıkartılan mirasçının payı alt soyuna yani çocuklarına geçer. Bu saklı payın alt soya geçmemesi ancak mirastan çıkartılanın alt soyunun da çıkarma işlemine konu olacak davranışlar sergilemesiyle mümkün olabilir.


Miras bırakan vasiyetnameyi yazarken mirastan çıkarmak istediği mirasçısını ve çıkarma sebebini açık şekilde belirtmelidir. Belirtmediği taktirde mirastan çıkarma işlemi geçerli olmayacak, mirastan çıkartılması amaçlanan mirasçı saklı payını alabilecektir.

Çıkartılan mirasçının affedilmesi durumunda vasiyetname değiştirilebilecek veyahut iptal edilebilecektir.


İkinci olarak da mirasçısının alt soyunu korumak amacıyla Türk Medeni Kanunun 513. Maddesi uyarınca borca batık olan mirasçıyı mirastan çıkarma işlemidir. Burada kanun koyucu mirasçının alt soyunu yani miras bırakanın torunlarını korumuştur. Vasiyetnamede açıkça belirtildiği takdirde hakkında aciz vesikası çıkartılan yani borca batık olan mirasçının saklı payı yarısı oranında düşürülerek bu saklı pay borca batık mirasçının alt soyuna yani torunlara geçebilir. Borçlu mirasçının saklı payının yarısı için borçlular takip yapabilir.



Kendisine Miras Bırakılmayan veya Miras Hakkı Gasp Edilen Mirasçı Ne Yapabilir ?


Yasal olarak kendisine özgülenmesi zorunlu olan saklı payı ihlal edilerek, diğer bir mirasçıya veya bir başkasına karşılıksız verilerek miras payı gasp olunan mirasçı hakkını alabilmek adına tenkis davası açabilmektedir. Söz konusu tenkis davası, kazandırmadan yararlanan kişilere yöneltilmelidir.


Tenkis davasını açma hakkı, mirasçının saklı payının ihlal edildiğini öğrenildiği tarihten bir yıl içerisinde ve her halükarda vasiyetnamenin açıklandığı tarihten bir yıl geçmekle düşer.


Tenkis davası ancak miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Miras bırakan sağ iken yaptığı saklı payı ihlal edecek kazandırmalara karşı maalesef yapılacak bir durum yoktur. Kazandırma telafisi imkansız sonuçlar doğurabilecek olsa dahi miras bırakan vefat etmeden tenkis davası açılamaz.



Miras Bırakanın Hayattayken Diğer Mirasçılara Yaptığı Bağışlamaların Durumu Ne Olacak ?


Örnek üzerinden gidersek bir baba sağlığında karşılıksız olarak çocuklarından birinin borcunu ödeyebilir, ona ev alabilir, evlerinden birini bağışlayabilir, evlenecek bir evladının evini düzebilir. Kanun aksi ispatlanmadığı müddetçe miras bırakanın sağlığında yapmış olduğu bu karşılıksız kazandırmaların bedelinin vefat anında miras bırakanın mal varlığına dahil edileceğini hükmetmiştir. Denkleştirmeye tabi kazandırmaların zaman aşımı süresi 10 senedir.


Miras bırakanın ölümünde 900.000 TL değerinde mal varlığının bulunduğunu varsayalım. Mirasçı olarak da 3 adet çocuk olduğunu düşünürsek bu çocukların her birinin miras payı 300.000 TL'dir. Ancak miras bırakan sağlığında evlatlarından birinin 200.000 TL'lik borcunu ödediğini, diğer evladına ise 200.000 TL'lik araba aldığını ihtimalinde bu değerler, miras payından düşürülmek üzere verilmediği ispatlanmadıkça geri ödenecektir. Yani miras bırakanın terekesi 900.000 TL + 200.000 TL borç kapatmak için verilmiş paranın yasal faiziyle karşılığı + 200.000 TL'lik aracın ölüm anındaki değeri toplam mal varlığına eklenerek hesaplanacaktır.


Mirastaki Pay Nasıl Alınır ? İzale-i Şuyu Davası Nedir ?


İzale-i şuyu yani ortaklığın giderilmesi davası, mülkiyet hissesi olan bir kimsenin konusu mülkiyet olan bu ortaklığı sona erdirmek amacıyla açtığı bir dava türüdür. Genellikle miras yoluyla geçen taşınmazlar bu davaya konu olmaktadır. İzale-i şuyu dava yoluna başvuran kişinin, açacağı bu davayı bütün paydaşlara yöneltme zorunluluğu bulunmaktadır. İzale-i şuyu davasının sonucu olarak karşımıza iki ihtimal çıkmaktadır;


-Söz konusu malın aynen taksimi, yani paydaşlar arasında bölünmesi,


-Söz konusu malın satılarak, elde edilen paranın paydaşlar arasında paylaştırılması.


Somut olaylarda söz konusu malın aynen taksime elverişli olmaması halinde, satış suretiyle ortaklık giderilir.


Mirasa dair herhangi bir hak kaybına uğramamanız ve mağduriyet yaşamamanız adına hukuki süreci muhakkak bir avukat vasıtasıyla takip etmenizi öneririz. Konuyla ilgili görüş, sorularınız ve danışmanlık için sitemizdeki iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.



Korkmaz Hukuk Bürosu



Comentários


©2022 Av. Yasin Korkmaz

bottom of page